21 Şubat 2012 Salı

Bir ejder hikayesi- A dragon tale












Seneler önceydi, İstanbul'da bir reklam ajansında çalışıyordum. Daha birkaç sene önce Sheridan College animasyon bölümünden mezun olmuş, Manajans'a animatör olarak alınmıştım. Animasyondan çok illüstrasyon işlerine takıldığımdan bir yandan kendi animasyon hayallerimi gerçekleştirmeye çalışıyordum. Bir yere varacağı yoktu ya, ama bu şekilde paslanmıyor, bilakis kendimi geliştirmeye devam edebiliyordum. Ajansın sahibi bay Eli Acıman boş kaldığım süreleri kişisel animasyon denemelerimle değerlendirmeme aldırmıyor, hatta teşvik ediyordu. Küçük ejder "Kaktüs" o zaman doğdu. Resimde arkadaşların bana doğum günü sürprizi olarak bastırdıkları "Kaktüs" tişörtünü giyiyorum.

Derken geçen Aralık ayında Lale'yle bir yurtdışı seyahat yaptık. Bir yerde satılık ejder heykelleri gördük. Biri hariç hepsi dehşet vericiydi. O bir tanesi, şirin olanı, fena halde "Kaktüs"'e benziyordu! Bir maskot olarak senelerce kullandığım bu figürü herhalde birisi paraya çevirmiş olmalı! Taklit, iltifatların en içtenidir!

It was years ago, I was working at an advertising agency in Istanbul. Fresh out of the animation department of Sheridan College, I had been hired as an animator but was stuck mostly with illustration assignments. I continued animating my own ideas. Not that any of it would lead to anything, but it did keep me from rusting and even allowed self improvement. My boss, Mr. Eli Acıman, not only tolerated but even encouraged my working on independent animation during work hours between agency assignments. "Kaktüs" the little dragon was born during that period. In the photo I am wearing a "Kaktüs" t-shirt printed by agency friends as a birthday surprise.

During a trip abroad this past December we saw some dragon sculpture for sale, mostly horrific but one of them cute. That single cute one looked strangely like my "Kaktüs". I had used the character as a mascot for years and apparently someone had turned it into money! İmitation is the sincerest form of flattery!

"Kaktüs"'ün doğuşu- The birth of "Kaktüs"

This is MY dragon- bu BENİM ejderim from tahsinozgur on Vimeo.



Bu sahneyi animasyon kariyerimin başlarında serbest bir çalışma olarak yapmıştım- kulaklardaki aşırı oynaklığını ilk gençlik acemiliğime ve kendimi kanıtlama hevesime verin. Bu çalışma 1987 Haziran ayında Don Bluth'a gönderdiğim demo kasetinde vardı, yani o tarihten önce yapılmıştı. O kaset beni İrlanda'da Sullivan Bluth stüdyosuna soktu ve stüdyodan stüdyoya, ülkeden ülkeye giden dopdolu bir çalışma hayatının yolunu açtı. Demo kasetimde başka çalışmalar vardı ama nedense ben hep farkı Kaktüs'ün yarattığına inandım. Kaktüs'ün bir hikayesi de olacaktı ama o ne bir film, ne de bir resimli roman olarak gerçekleşebildi. Yine de senelerce bir nevi maskot olarak kullandım, mektuplarıma, yeni yıl mesajlarıma çizdim. Aralık 2011'de benzerini satılık bir heykel olarak görünce biraz şaşırdım ve babalık haklarımı ilan etmek için ejderimi blog'lamaya karar verdim.

I animated this scene early in my career as an independent work- the overanimated floppy ears are due to inexperience and overeagerness to impress. This scene was in the demo cassette I sent to Don Bluth in June 1987, so it was definitely made before that time. That cassette got me into Sullivan Bluth Studios in Ireland and thus opened the way to a full and satisfying professional life, moving from studio to studio, country to country. Though there were other scenes in the cassette, I always wanted to believe "Kaktüs" made the difference. There was to be a story that went with the dragon but no film or comic book came out of it. Still, I used "Kaktüs" as a kind of mascot for years, drawing the figure in letters and on new year's messages. It was rather surprising to see its double as a sculpture for sale in December 2011. I decided to blog this in order to reclaim paternal rights.

9 Şubat 2012 Perşembe

"Üzüm şehri" Kırklareli için bir maskot- A mascot for Kırklareli, "City of Grapes"

Özüm Kırklar bir köylü kızı, ailesinin bağı var ve kendisi hem üzüm yemeyi, hem de Kırklareli'nin yerel içkisi "hardaliye"'yi içmeyi çok seviyor. Hardaliye üzümden yapılır, kızımızın ismi "Özüm" tabii ki ses çağrışımıyla üzüm temasını pekiştiriyor. Kırklarei şehrini tanıtıcı bir fikir önermemiz istenince şehrin maskotu olmak üzere böyle bir figür önerdik. Yerel bir gazetede yayınlanan bu resimle ilk defa halkın önüne çıktı. Baştan çok sevilmiş gibi gözüktüyse de bu popülerite kısa sürdü. (Çizim: Tahsin Özgür, renkler: Lale Özgür)

Özüm Kırklar is a peasant girl whose family owns a vinyard. She loves grapes, whether to eat or to drink in the form of "hardaliye", the traditional local drink of Kırklareli. Her name "Özüm", sounding so close to "üzüm" ("grape") echoes the theme. Some people interested in the development and publicizing of Kırklarel's image and resources asked us for ideas and we designed and offered them this figure as a mascot. She first went public with this sketch, which was published in a local newspaper. At first we thought she hit it off well with the public, but her popularity turned out to be very ephemeral! (Drawn by Tahsin Özgür, colors by Lale Özgür)

Özüm Kırklar



Özüm Kırklar'ı görenler baştan çok beğendi; ilk taslağı yerel bir gazetede yayınlandıktan sonra ona bir aile vermek, ailenin her bireyine Kırklareli'nin bir özelliğini atfetmek düşünüldü. Hayaller beni ürkütecek boyutlara varıyordu- nihayet ben çizimlerim için ücret talep etmeyecektim. Ne olduysa bir "Kent Konseyi" toplantısında oldu. Birden bire istemeyiverdiler. Özüm de böylelikle yaratıcılarıyla beraber evine döndü. Şimdi burada sizlerle paylaşıyorum, bir daha yayınlanmayacak. (Çizim: Tahsin Özgür, renkler: Lale Özgür)

At first little Özüm Kırklar was greeted with enthusasm. After the first sketch was published in a local newspaper, there were plans to expand on the concept, adding family members who would each represent a different aspect of Kırklareli life. Wishful thinking was growing so fast it put me in a state of mild panic- after all, I had offered to draw her for free. Then suddenly, at a City Council meeting, they decided they did not want her after all! So she ended up coming back home with her creators. I am sharing her here with you, and this will be her last public appearance. (Drawing by Tahsin Özgür, colors by Lale Özgür)

Özüm ve "Hardaliye"- Özüm and "Hardaliye"



Küçük Özüm burada bir bardak nefis "hardaliye" (Kırklareli ağzıyla "ardaliye") içmekte; yarısını götürmüş bile, yalanarak gerisini de bitirmeye hazırlanıyor. Kırklareli sonunda bu hediyemzii kabul etmedi! (Çizim: Tahsin Özgür, Renkler: Lale Özgür)

Little Özüm licking her lips after downing half a glass of delicious "hardaliye" (or as the h-dropping locals in Kırklareli say it, "'ardaliye"), and is all set to dink up the rest. Unfortunately, the town of Kırklareli turned down this gift! (Drawing by Tahsin Özgür, colors by Lale Özgür)

Biraz da yeni birşeyler- And now for something new

For Anadolu University in Eskişehir- Eskişehir Anadolu Üniversitesi için from tahsinozgur on Vimeo.



Hep eski işleri paylaşıyorsam artık animasyon yapmıyorum zannetmeyin! Arkadaşım Çevik Eskişehir Anadolu Üniversitesi'nde animasyon öğretim görevlisi ve bir zamandan beri öğrencileriyle birlikte bir çizgi film üretiyor. Esprili bir anlatımla üniversiteyi tanıtmayı amaçlayan bu film çalışmasına dahil olmayı ben de istedim ve geçen yazdan beri birkaç sahne yaptım. Son iki sahnemi Çevik Hoca'nın da izniyle burada paylaşıyorum. Bu proje güzel bir çalışma oluyor ve başarıyla sona ermesini çok istiyorum. Bu arada paylaştığım sahnelerin ikincisi bu seneki geleneksel yılbaşı gecesi animasyonumu da içeriyor.

I realize I have been sharing a lot of old animation, but please don't take this to mean I am no longer animating. My friend Çevik, an animation instructor at the Anadolu university in Eskişehir, has for some time been working on a hand-animated film with his students. It is a humorous publicity film for the university. I wanted to take part in the production and have animated a number of scenes since this past summer. With Çevik's approval I am sharing two of the most recent ones. It is a fine project, going well, and I want very much to see it successfuly completed. Of the two scenes I am sharing, the second one includes my traditional new year's eve animation work.

23 Aralık 2011 Cuma

Noel Ruhları- Christmas Spirits

Noel Ruhları- Christmas Spirits from tahsinozgur on Vimeo.



Trixter animasyon stüdyosunda çalışırken Noel ve yeni yıl için stüdyonun internet sitesinde kullanılmak üzere bir clip yapmak sözkonusu olmuştu. O sırada hayaletli bir film yapmakta olduğumuz için bir hayalet teması önerdim. Klibin animasyonunun ilk yarısını Sam Siahaija yaptı, ikinci yarısını da ben. O zaman önümüzdeki yeni yıl 2006'ydı, bugün yaklaşan 2012'yi kutlamak için bu klibi naftalinlerden çıkarmaya karar verdim.

Back when I was working for Trixter animation studio, it was decided to make an animated clip for the holiday season and the new year to be used on the studio website. Because a ghost story was in production at the time, I proposed a ghost theme for the clip. The first half was animated by Sam Siahaija, the second half by myself. The approaching new year was 2006. I have decided to take the clip out of its mothballs to celebrate the present holiday season and the approaching 2012.