
Seneler önceydi, İstanbul'da bir reklam ajansında çalışıyordum. Daha birkaç sene önce Sheridan College animasyon bölümünden mezun olmuş, Manajans'a animatör olarak alınmıştım. Animasyondan çok illüstrasyon işlerine takıldığımdan bir yandan kendi animasyon hayallerimi gerçekleştirmeye çalışıyordum. Bir yere varacağı yoktu ya, ama bu şekilde paslanmıyor, bilakis kendimi geliştirmeye devam edebiliyordum. Ajansın sahibi bay Eli Acıman boş kaldığım süreleri kişisel animasyon denemelerimle değerlendirmeme aldırmıyor, hatta teşvik ediyordu. Küçük ejder "Kaktüs" o zaman doğdu. Resimde arkadaşların bana doğum günü sürprizi olarak bastırdıkları "Kaktüs" tişörtünü giyiyorum.
Derken geçen Aralık ayında Lale'yle bir yurtdışı seyahat yaptık. Bir yerde satılık ejder heykelleri gördük. Biri hariç hepsi dehşet vericiydi. O bir tanesi, şirin olanı, fena halde "Kaktüs"'e benziyordu! Bir maskot olarak senelerce kullandığım bu figürü herhalde birisi paraya çevirmiş olmalı! Taklit, iltifatların en içtenidir!
It was years ago, I was working at an advertising agency in Istanbul. Fresh out of the animation department of Sheridan College, I had been hired as an animator but was stuck mostly with illustration assignments. I continued animating my own ideas. Not that any of it would lead to anything, but it did keep me from rusting and even allowed self improvement. My boss, Mr. Eli Acıman, not only tolerated but even encouraged my working on independent animation during work hours between agency assignments. "Kaktüs" the little dragon was born during that period. In the photo I am wearing a "Kaktüs" t-shirt printed by agency friends as a birthday surprise.
During a trip abroad this past December we saw some dragon sculpture for sale, mostly horrific but one of them cute. That single cute one looked strangely like my "Kaktüs". I had used the character as a mascot for years and apparently someone had turned it into money! İmitation is the sincerest form of flattery!



