4 Ekim 2014 Cumartesi

TATLI BELA- SWEET POISON

TÜRKÇE (For English please scroll down.)

Zor bir seneydi.

Babamı kaybetmek beni tahmin ettiğimden de çok sarstı. Ama hiç olmazsa beklediğim birşeydi ve kendimi hazırlamaya çalışmıştım. Sonra hiç beklemediğim öyle sıkıntılarla karşılaştım ki sıhhatimi bir şekilde etkileyeceği kaçınılmazdı.

Mayıs ortasından itibaren tatmin olmayan bir susuzluk başladı, ve içtiğim şişe şişe suyu atmak için durmadan tuvalete koşmam gerekiyordu. Ben de hemen her sene yaptığımız gibi Fransa'da Annecy'deki animasyon festivaline gitmek, arkasından da İsviçre'de bir hafta geçirmek istiyordum; hele bu sene moral için çok gerekliydi. Ama gelin görün ki Cenevre'den Annecy'e yapmamız gereken bir buçuk saatlik otobüs yolculuğunu göze alacak durumda değildim- zorlasam kırk dakika ancak tutabiliyordum! İlk defa aile hekimine danıştım, yolculuğu yapmama yardımcıolacak bir ilaç verdi. Sonra öğrendim ki durumuma uygun değilmiş ama iş gördü- ucu ucuna! Festivalde hiç bir gösteriyi kesintisiz seyredemedim, muhakkak ortasında tuvalete koşmam gerekti! Durmadan su içiyordum ve inadına da Annecy'de gördüğümüz en sıcak festival haftasıydı. Yine de, otobüs yolculuklarında kıvranmayı ve tuvalette kaçırdığım filmleri bir kenara bırakırsak, hem festivalde hem de İsviçre'de Alp doruklarına nazır şalemizde geçirdiğimiz günler ilaç gibi geldi. Döndükten sonra biraz daha ayak sürüdüm ve nihayet bir doktora danıştım. Diyabet olmuşum! Pastalara, çukulatalara, fondüye veda yani! Neyse, ilaçlar ve pehriz sayesinde yine uzunca bir otobüs yolculuğunu göze alabileceğim, bir film seansını da sonuna kadar izleyebileceğim!

Bir yandan deliler gibi su içerken bir taraftan da şarıl şarıl durumlar!
Drinking and tinkling copiously! 

İsviçre'de tuvaletlere koştukça beni alay eder gibi "Laufen" marka pisivarlar karşılıyordu. "Laufen" koşmak demek.
As I kept dashing into Swiss loos I was greeted by urinals that obnoxiously said "Laufen"; it means "to run". 

Herşeye rağmen bu seferki Annecy-İsviçre yolculuğu da çok güzel geçti. Annecy'deki otel odamızın duvarındaki bir resmin çerçevesinden çıkarılarak çalınmış olduğunu öğrenince yerine bunu çizerek bıraktık ve böylelikle senelerdir bizi içtenlikle konuk eden Hotel de Savoie'ya bir jest yapmış olduk.
The exceptional circumstances did not make the trip any less enjoyable. When we learned that a picture hanging in our room had been stolen from its frame, I drew this to replace it as a gesture of thanks to the Hotel de Savoie, for its warm hospitality stretching over the years.

Sonra İsviçre'de Brienz'de bizi defalarca misafir eden şalenin sahibi Frau Streich'a da bu resmi yapıpıp bırakarak teşekkürlerimizi sunduk, bir yandan da dağlarıyla, trenleriyle o ortamı ne kadar sevdiğimizi ifade ettik.
Then in Brienz, Switzerland I drew this drawing for Frau Streich, the owner of the chalet we have rented repeatedly over the years, to express our appreciation for her friendly hospitality while commenting on how much we enjoy that environment with its mountains and trains
Kilo kaybettikçe tombul tavşan imajımı da elden geçirmek gündeme geldi. İyi haber, eşim Lâle'nin yıllar önce yaptığı, ama çoktandır küçük gelen kırmızı yeleğime tekrar girebilmem oldu!/ As I kept losing weight, I had to start considering revising my portly bunny image. An upside to all of this was that I could once againn fit into the red vest my wife Lâle had sewn for me years ago.  

ENGLISH

It was a tough year.

The loss of my father was an even greater blow than I expected, and with it came problems so completely extraordinary, catching me so off my guard, that they just had to have their effect on my health. And they did!

It started mid-May with seemingly unquenchable thirst, which I attributed to the comming summer. Then I noticed I was rushing to the loo to tinkle far more frequently than ever. I had my mind set on making our usual trip to the animation festival in Annecy, France, following it up with our standard chalet holiday in Switzerland, and it occured to me that I was in no state to take the one-and-a-half hour bus ride from Geneva to Annecy, seeing I could only hold it for forty minutes tops! I went to the neighbourhood clinic for a quick solution and got some medication which later turned out to be wrong but helped me nevertheless- but only just! At the festival I could watch no screening to the end, but had to rush out once in the middle. I kept drinking and drinking and to make matters worse, it was the hottest weather we had ever experienced in Annecy. Still, barring the torture of the bus rides and the films I missed while peeing, we enjoyed both the festival and the following week we spent in our Alpine paradise in Switzerland, as we always do. On our return, after prevaricating a while longer, I finally consulted a doctor. Diabetes! Bye bye cake and chocolate, bye bye cheese fondue! Well, thanks to the diet and the medication, I am once againonce again tackle a longish bus ride and a regular film screening.